HAFTAYA KISA BAKIŞ(Okan BÖKE)

    Merkez Bankaları’na odaklandığımız ve neticesinde tüm karar ve aksiyonların Gelişmekte Olan Piyasalara yarayacak bir durumda gelmiş olması hafta boyunca hem yayınladığım notlarda hem de piyasa fiyatlamalarında çok net bir şekilde görülüyordu. 

Ancak Cuma’yı Cumartesi’ye bağlayan gece yarısında Moody’s tarafından gelen, Türkiye’nin kredi notunu kırdığını açıkladığı not tabii tüm hafta ve belki hatta 15 Temmuz öncesi fiyatlamaları gördüğümüz tüm geçen haftaları  yerle yeksan etti. 

Şimdi ilk olarak bu karar üzerindeki eleştirilerimi daha sonrasında ise olası piyasa hareketlerini tartışacağım:

1- Karar kesinlikle ‘ekonomik’ değil; siyasi ve Moody’s de zaten bunu söylüyor.

2- Çarşamba günü aynı kurumun bir çalışanından gelen ve Türkiye’nin darbe girişiminden sonra yaşanan şokların büyük bir kısmını atlattığı yönündeki ‘skandal’ açıklaması ‘uluslararası ticari mahkemelerinde’ dava edilmeli.

3- 2013 yılında Türkiye’ye istemeden de ‘yatırım yapılabilir’ seviye notunu veren Moody’s o gün Türkiye’yi 2 yönden dikkatli olmaya çağırıyordu; a. büyüme; b. mali istikrar.  O günkü bu iki kritere baktığımızda ben negative yönde bir evrilme görmüyorum.

4- Moody’s yanılmıyorsam Türkiye’yi tam 23 aydır negatif izlemede tutuyor; Siz’den ricam o 23 ay boyunca ülkemizde yaşananları bir düşünmeniz (seçimler, inanılmaz terör felaketleri, iğrenç darbe girişimi). Peki o zaman ne oldu da bunların aklı şimdi başına geldi?

Uluslararası ilişkilerde Rusya ile yakınlaşma; ABD ile az da olsa ayrışma sebep mi Türkiye’nin dış burcunu ödeme kabiliyetinin azalmasına?

   Buradan itibaren de etkilerini biraz tartışalım:

1- Bazı fonlar bakın önemli nokta ‘bazı’ iç tüzüklerine istinaden ülkelerde veya şirketlerde yatırımlarını ancak 2 (iki) ‘yatırım yapılabilir’ notuna sahipse yönlendirebiliyorlar. S&P, Moody’s ve Fitch üçlüsünden 2 geçer not almak lazım.

2- Piyasa ‘buy the rumour sell the fact’ yani dedikoduyu al gerçekleşince sat mantığı ile çalışır. Çarşamba gününü saymaz isek piyasalar özellikle bu tür fonlar böylesi bir karar için pozisyonlanmışlardı; ne demek bu yani kısmen de olsa çıkmışlardı. Düşünsenize kararı bekleyen ve bugün çıkacak olan BIST-100’ü 75 000 lerden satıp 2,99’lardan USD alacak; ama biz zaten bu çıkışı yabancılar için daha iyi seviyelerde zaten gördük. Paniğe yer yok yani.

3- Notumuzun arttırıldığı seviyeleri faiz, borsa bir daha hiç görmedik yani esasında not artışı kar realizasyonu için kullanıldı; yani böylesi bir indirim de yeni avantajlı girişler için kullanılabilir.

4- Eğer biz reformlarla devam edip; bağımsız Merkez Bankası gerçeğini yansıtabilirsek hasar çok büyük olmaz. 

5- Belki de en önemli etki Türkiye’nin borçlanma maliyetlerinde görülecektir; reel ve finans sektörünün dış borçlanma maliyetleri 100 BP kadar eğer Fitch tarafından da benzer bir karar gelirse artacaktır. Bu kaçınılmaz olsa da dünyanın sonu değildir.İçeri yansıması ise kaynak maliyetleri artan bankaların kredi kullandırımlarında tutumları gerek ekonomik faaliyet ve buna bağlı büyüme hakkında belirleyici olacaktır. 

     Bu yansımaların dışında varlık sınıflarında beklentilerime gelecek olursak:

1- USD/TRY tarafında artık yeni dip seviyeleri daha önce eğer kırılırsa daha aşağıda 2,8600 TRY/USD görebiliriz dediğim 2,9280 gibi gözüküyor. Kamu destekli döviz satışı her an devrede olabilir ve bu yüzden ben 3,0300 TRY/USD üzerini beklemiyorum.

2- En önemli alan faiz. Merkez’in son indirimleri ile ciddi yol aldığımız aşağı yönlü hareket bir kısım sekteye uğrayacaktır.  Bu hafta Hazine’nin borçlanma ihaleleri var toplamda 8,5 milyar TRY borçlanacak; bence burada oluşacak olan panik faizinden ziyade ilgiye bakmak lazım. TRY bazında bono faizlerinde çok büyük bir tepki geleceğini sanmamakla beraber , 9% bileşik seviyelerinin önemli olduğunu düşünüyorum (benchmark bono).

3- Türkiye’nin dış borçlanmasındaki olası etkileri daha önce de belirtmiştim; ancak sıfır faiz politikaları dünyadaq hüküm sürdükçe ve yatırımcılar getiri avındayken; burda da etki sınırlı kalacağı gibi giriş kollayan daha risk sever fonlar için iyi bir giriş şansı yaratacaktır.

4- CDS tarafında ise otomatikman 250 BP olan direnç bir kısım kırılacaktır ve 280 BP’ların görülmesi sürpriz olmamalı.

5- BIST-100 ise büyük ihtimal en büyük zararı görecek olan varlık sınıfı olarak ortaya çıkıyor; geçmişe dönük baktığımızda en azından ilk tepki dövize gelenin yaklaşık 2 katı yani yüzde 3-4’lük bir aşağı hareket beklenebilir. 

Herkese iyi haftalar ve sağlıklı günler dilerim.

Okan Böke

 



Sermaye Piyasası Kurulu’nun “Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar” hakkında tebliğ uyarınca yayımlanması zorunlu olan Uyarı notu:

Bu rapordaki veri ve grafikler güvenilirliğine inandığımız kaynaklardan derlenmiş olup, raporda yer alan yorumlar sadece ATIG YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş.’nin görüşlerini yansıtmaktadır. Bu bilgiler ışığında yapılan ve yapılacak olan yatırımlardan ATIG YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. sorumlu tutulamaz.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir."